Ne tür bir şirkete sahip olursanız olun hangi harcamalarınızın ödenecek vergilerin hesaplanmasında dikkate alınacağını bilmeniz gerekiyor. Aksi halde şirketinizi şişkin bir vergi borcu ve finansal kaygılarla baş başa bırakabilirsiniz.

Vergiden düşebileceğiniz giderleri listelemeden önce birtakım temel noktaları hatırlatmakta fayda var. Öncelikle limited ya da anonim şirket olması fark etmeksizin faturaların mutlaka şirketiniz adına düzenlenmiş olması gerekiyor. Adınıza düzenlenmiş faturalar gider olarak değerlendirilmiyor.

Bir şahıs şirketiniz varsa adınıza düzenlenen faturalar gider olarak kabul edilebilir. Ayrıca şirket adresiniz aynı zamanda eviniz ise bu kapsamda yapılan giderlerin yarısının gider olarak dikkate alınacağını belirtmeden geçmeyelim.

Neler gider olarak gösterilebilir?

Yemek giderleri. İşiniz ile ilgili olduğu takdirde grup yemeklerine ait fiş veya faturaları gider olarak gösterebilirsiniz. Şahıs şirketinde kendinize ait yiyecek/içecek giderleri de ödenecek vergi için dikkate alınır.

Sodexo, Multinet, Ticket gibi firmalar ile anlaşılarak ayda bir kere tarafınıza kesilen fatura da gider olarak kabul ediliyor.

Personelinize ödediğiniz yemek parası da bordroya eklenir ve gider olarak yazılabilir.

Araç giderleri. Şahıs şirketine sahipseniz vergi dairesine dilekçe verdikten sonra aracınıza ait benzin, yıkama, otopark, servis, kasko ve benzeri ücretlerinin %70’ini gider olarak gösterebilirsiniz.

Eğer sıfır bir araç satın alıyorsanız ve bedeli 300.000 TL’den fazla değilse faturadaki ÖTV ve KDV’nin tamamı gider olarak gösterilebilir.

Ayrıca araç kiralama ücretleri 5.500 TL’yi aşmadığı takdirde yine tüm şirket türlerinde gider olarak gösterilebilir. Bu tutarı aşması halinde ise gider olarak dikkate alınmaz.

Fiş. Her ne kadar giderleri fatura ile belgelendirmek daha sağlıklı olsa da fişler de gider olarak gösterilebilir. Yemek, temizlik, kırtasiye vb. fiş ile belgelendirilebilecek şeyleri gider olarak göstermek bir mahsur yok. Ancak sadece kredi kartı slipleri değil, fişinin de olmasına dikkat edilmeli.

Personele yaptığınız ödemeler. Maaş ödemeleri, personel adına ödenen gelir vergisi ve sigorta primleri ödenecek vergiyi azaltır. Bununla birlikte personeliniz için harcadığınız tedavi ve ilaç ücretleri de gider olarak gösterilebilir.

Ulaşım ve taşınma. Şehir içi, şehir dışı, ülke dışı gibi ulaşım giderleri ödeyeceğiniz verginizi azaltır. İstanbul kart dolum fişi, uçak bileti gibi belgeler mutlaka mali müşavirinize gönderilmelidir.

Bunun yanı sıra şirketinizi taşırken ödeyeceğiniz ücretler de gider olarak gösterilebilir.

Telefon, internet, su, doğalgaz. Bu tür harcamaların da gider olarak gösterilebilmesi için doğal olarak faturalarının mutlaka bulunması gerekiyor. Limited ve anonim şirketlerde bu faturaların mutlaka şirket adına olması gerekiyor.

Kira ve aidat. Şirketinizin adresinin bulunduğu yer size ait değilse ödenen kiralar da gider olarak gösterilebiliyor. Bunun yanı sıra site yönetimine ödenen aidat, demirbaş vb. ücretler de gider olarak kabul ediliyor.

Yazılım, reklam, SaaS. Şirketiniz için kullandığınız Adobe, Salesforce, Trello gibi yazılımlar ve Facebook, LinkedIn, Instagram reklamları gider olarak gösterilebiliyor.

Google tarafından gönderilen ekstreler ise Maliye Bakanlığı tarafından gider olarak dikkate alınmıyor.

Danışmanlık. Şirketiniz için dışarıdan aldığınız avukat, mal müşavir, yönetim danışmalığı gibi hizmetler de faturası mevcut olduğu takdirde gider olarak kabul ediliyor.

Neleri gider gösterebileceğinizi öğrenmek şirketinizin finansal sağlığı için oldukça önemli bir rol oynuyor. Tabi şirketinizin finansal sağlığı elbette ki sadece bunlara bağlı değil. Dolayısıyla kimi zaman işler beklediğiniz gibi gitmeyebilir. Olumsuz senaryolar doğrultusunda eğer nakit akışınızda bir sıkıntı yaşıyorsanız Fon Radar size yardımcı olabilir.

Fon Radar sunduğu hizmetle işletmeleri faktoring firmalarıyla bir araya getirerek nakit ihtiyaçlarının en hızlı şekilde giderilmesini sağlıyor. İşletmeler vadeli alacaklarını satarak finansman sağlarken Fon Radar sayesinde zamandan kazanarak ve maliyetten tasarruf ederek diğer operasyonlara odaklanabiliyorlar.

Daha önceki yazılarımızda KOBİ’lerin finansman sorununa ve işletmeler için nakit akışının neden önemli olduğuna değinmiştik.