Girişimcilik ve iş dünyasında sık sık duyduğumuz KOBİ kavramı ‘Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler’ anlamına geliyor. KOBİ’ler birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’nin de ekonomisinde kritik bir rol oynuyor.

Çalışan sayısı 250’den az ve yıllık hasılatı ya da yıllık mali bilançosu 125 milyon TL ve daha az olan tüm işletmeler KOBİ olarak değerlendiriliyor. Ancak KOBİ’ler de kendi aralarında farklı sınıflara ayrılıyor:

  • Mikro Ölçekli KOBİ
  • Küçük Ölçekli KOBİ
  • Orta Ölçekli KOBİ

Mikro ölçekli KOBİ’ler çalışan sayısının 10’dan az ve yıllık hasılatı 3 milyon TL’den az olduğu işletmeleri kapsarken küçük ölçekli KOBİ’leri çalışan sayısı 50’den az e yıllık hasılatı 25 milyon TL’den az olan işletmeler oluşturuyor.

Orta ölçekli KOBİ sınıfına ise en başta da belirttiğimiz gibi Çalışan sayısı 250’den az ve yıllık hasılatı ya da yıllık mali bilançosu 125 milyon TL ve daha az olan işletmeler giriyor.

Ülkemizde 1980’lerin sonundan itibaren KOBİ’lerin desteklenmesi yönünde çalışmalar başlatıldı. KOBİ’lerin ülke ekonomisindeki payını artırmak, rekabet güçlerini geliştirmek ve sanayide entegrasyonu ekonomik gelişmelere uygun olarak gerçekleştirebilmek amacıyla Nisan 1990’da Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) kuruldu.

Bugün Türkiye’de 4 milyonu aşkın KOBİ bulunuyor. Bu KOBİ’lerin yüzde 51,4’ü ticaret, yüzde 12,5’i sanayi, yüzde 9’u tarım ve yüzde 35,2’si diğer olmak üzere 4 ana sektör gruplarına dağılıyor.

KOBİ’ler Neden Önemli?

Türkiye’deki tüm işletmelerin %99’u KOBİ’lerden oluşmakta ve bu işletmeler toplam istihdamın %76’sını sağlıyor. Bu oranlar ülke ekonomisinde KOBİ’lerin önemini vurguluyor.

KOBİ’ler, ekonomideki bu önemli rolünü daha iyi anlamak için Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin 2015 – 2018 arası verilerine bir göz atalım:

  • KOBİ’ler Türkiye’deki toplam işletmelerin %99’unu oluşturuyor
  • KOBİ’lerin Türkiye’deki toplam mal ve hizmet satın alışları içerisindeki payı %65,5’tir
  • KOBİ’lerin üretim değerindeki payı %56,2’dir
  • KOBİ’lerin maddi mallara ilişkin brüt yatırımdaki payı, %53,2’dir.
  • KOBİ’lerin çalışanlar sayısı içerisindeki payı, %75,8’dir.
  • Toplam katma değerin %55’ini,
  • Toplam satışların %65,5’ini,
  • İthalatın %39,9’unu
  • Toplam yatırımların %50’sini,
  • İhracatın %59,2’sini oluşturuyorlar.
  • KOBİ kredilerinin bankacılık sektörü toplam krediler içerisindeki payı, %26’dır.

KOBİ’lerin Avantajları

Ekonomi için son derece önemli olan KOBİ’lerin köklü şirketlere göre birtakım avantajları bulunuyor.

Bu avantajların başında esneklik geliyor. Küçük oldukları için daha basit bir yapıya sahip olan KOBİ’ler değişikliklere uyum sağlama konusunda son derece başarılı oluyorlar. Yine daha basit yapılara sahip oldukları için daha hızlı kararlar alabilen KOBİ’ler köklü şirketlere oranla çok daha kolay bir şekilde çözüm üretebiliyorlar.

İletişim kolaylığı da yine KOBİ’lerin öne çıktığı alanlardan biri. İletişimin güçlü olması ve herkesin birbirini tanıması yeni fikirlerin daha kolay benimsenmesini, uygulamaya koyulmasını ve sorunların çözümünü kolaylaştırıyor.

Müşterilere yakınlık konusu da yine KOBİ’lerin avantajlarından biri olarak değerlendirilebilir. KOBİ’ler müşterileriyle doğrudan iletişim halinde oldukları için onların ihtiyaçlarını daha doğru bir şekilde karşılayabiliyor ve daha kişiselleştirilmiş hizmetler sunabiliyorlar.

KOBİ’lerin Dezavantajları 

Elbette KOBİ dünyasında her şey güllük gülistanlık değil. Küçük ve basit yapılara sahip olmanın birçok avantajı olsa da beraberinden birtakım dezavantajlar da getiriyor.

Güven bu dezavantajların e büyüklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. KOBİ’ler her ne kadar belirli bir sektöre yönelik yenilikçi ve daha iyi hizmetler sunsa da müşteriler köklü firmalara yönelme eğiliminde olabiliyor. Bu da KOBİ’lerin daha fazla müşteriye ulaşma konusunda sıkıntı çekmesine sebep oluyor.

Vasıflı personel bulmak da KOBİ’ler için köklü firmalara oranla daha zor. KOBİ’lerin kariyer geliştirmek için sunduğu birtakım kısıtlamalar ve geniş kitlelerce tanınmıyor oluşu iş arayanları köklü firmalara itebiliyor.

KOBİ’lerin bir diğer büyük sorunu ise elbette ki finansman. KOBİ’ler doğal olarak köklü firmaların sahip olduğu finansal güce sahip değiller. Bu nedenle operasyonlarını büyütmek için gerecek fonlara erişim konusunda büyük sıkıntı çekiyorlar. Bu noktada KOBİ’leri teşvik etmek için birtakım programlar olduğu gibi yenilikçi servisler de bulunuyor.

Bunlardan birisi de FonRadar. Sunduğu hizmetle işletmeleri faktoring firmalarıyla bir araya getirerek nakit ihtiyaçlarını en hızlı şekilde gidermelerini sağlayan FonRadar, böylelikle KOBİ’lerin zamandan ve maliyetten kazanarak diğer operasyonlara odaklanmalarına imkan tanıyor.

Fon Radar ile KOBİ’ler, ihtiyaç duyduğu finansmana hızlı bir şekilde ulaşabilir ve operasyonlarını sürdürerek büyümeye odaklanabilirler.